Satıcının Zapttan Sorumluluğu

Satıcının Zapttan Sorumluluğu Borçlar Kanunu’muzun 214 ve 218. Maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Satılan mal üzerinde 3. Bir kişi üstün bir hak ileri sürerse ve malı alıcının elinden alırsa veya alıcının malı kullanmasına engel olursa, satıcının bundan sorumlu tutulmasına zapta karşı sorumluluk denir.

TBK 207’de ifade edildiği üzere satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.

Buradan anlaşıldığı üzere satış satıcının iki asli edim yükümü vardır; 1- alıcıya satılanın zilyetliğini geçirme, 2.si ise satılan üzerinde, 3. Kişilerin alıcıya karşı öne sürecekleri üstün haklardan arınmış kayıtsız, serbest bir tam hak kazandırma yükümlülükleridir.

Bu nedenle zapttan sorumluluk, satıcının “satılanın mülkiyetini geçirme borcu”nun bir sonucu ve müeyyidesidir.

Satıcının mülkiyeti geçirme borcunu kısmen veya tamamen yerine getirmemiş olması hallinde alıcı, zapttan sorumluluk hükümlerine dayanarak satıcının sorumluluğuna gidebilir. Bu gibi durumlarda borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesine ilişkin olan 112. Madde ve devamındaki genel akdi sorumluluğa ilişkin hükümlerin de uygulanması mümkündür. Zapttan sorumluğa ilişkin hükümler özel hüküm niteliğinde olup böylece alıcıya ek bir koruma sağlanmıştır.

Zapttan sorumlulukta 112. Maddenin aksine satıcının kurtuluş beyyinesi ileri sürmesi mümkün değildir, burada usul sadeleştirilmiştir, zaptın hukuki neticeleri kesin şekilde tayin edilmiştir.

Satıcının zapttan sorumluluğu kanundan kaynaklandığından dolayı taraflar arasında zapttan sorumlu olacağına dair bir anlaşma yapılmasına gerek yoktur.

Ancak bu hükümler kamu düzenine ilişkin olmadığından, taraflar zapttan sorumluluğun kapsamını genişletebilecekleri gibi satıcının sorumluluğunu kısmen veya tamamen kaldıran bir anlaşma yapabilirler. Bunu 214. Maddenin 2. Ve 3. Fıkrasından çıkarmamız mümkündür. Maddeyi okuyalım.

Bu düzenlemeden anlaşıldığı üzere alıcı akit kurulurken zabıt tehlikesinden haberdar ise satıcı sadece özel olarak garanti vermişse sorumlu olur. Ama 3. Fıkranın karşıt kavramından anlaşıldığı üzere zapttan sorumluluğu düzenleyen hükümler zapttan sorumluluğu düzenleyen hükümler emredici nitelikte olmayıp taraflar sorumluluğu ortadan kaldıran veya sınırlayan bir anlaşma yapabilmektedirler. Satıcı zabıt tehlikesini bilerek gizlemişse sorumsuzluk anlaşması geçersiz olacaktır. Ama alıcı, satıcının ağır ihmaliyle bilgi sahibi olmadıysa sorumsuzluk anlaşması geçerliliğini koruyacaktır.

Satıcının zapttan sorumluluğundan söz edebilmek için öncelikle geçerli bir alım satım akdi gerekmektedir. Yani borç ilişkisi akit batıl olduğu veya feshedildiği gibi bir nedenle ortadan kalkarsa zapttan sorumluluk da ortadan kalkacaktır.

Zapttan sorumluluk satıcının kusuruna dayanmaz.112. maddeye göre akdi sorumlulukta esas olan borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmeyen kimsenin kusurlu olmasıdır. Zapttan sorumlulukta kusurun ispatı söz konusu olmayıp borçlu yönünden kusursuzluğun ispatı söz konusudur. Yani ispat külfeti borçluya yüklenmiştir. Akdi sorumlulukta ispat külfeti yer değiştirmiş olmakla birlikte borçlunun kusursuzluğunu ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulma imkanı mevcutken zapttan sorumlulukta borçlu yani satıcıya böyle bir imkan tanınmamıştır. İşte en başta bahsettiğim, kurtuluş beyyinesi getirmek suretiyle kusursuzluğunu ispat etmesi ve sorumluluktan kurtulması da bu nedenle mümkün değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir