Sözleşme Görüşmelerinden Doğan Sorumluluk (Culpa In Contrahendo)

S

  1. Kavram

Sözleşmenin kurulmasından önce taraflar sözleşmenin içeriği, şartları, kapsadığı hak ve yükümlülükler üzerinde görüşme yaparlar. İşte, bu görüşmeler sırasında görüşenlerden birinin veya yardımcısının diğer tarafa dürüstlük kuralına dayanarak kurulmuş bulunan sözleşme benzeri güven ilişkisine aykırı davranarak verdiği zarardan olan sorumluluğa sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk denir.

Bu sorumluluğun söz konusu olması için sözleşmenin kurulup kurulmadığı, geçerli olup olmadığı şart değildir. Sözleşmenin kurulması şartını ararsak bu sorumluluğun alanını çok daraltmış oluruz.

Sözleşme kurulmadan önce her zaman görüşmeler kesilebilir. Görüşmeye başlamak demek sözleşmeyi yapmak zorunluluğunu doğurmaz. Görüşmeyi kesen taraf diğerine sebep bildirmek veya hesap vermek zorunda dahi değildir. Her görüşen görüşmelerin kesilebileceğini hesaba katarak hareket etmelidir. Ama görüşmeleri kesmek ve karşı tarafa zarar vermek için görüşme başlatan tarafın davranışı onun sorumluluğuna sebep verebilir.

  • Sorumluluğun Hukuki Niteliği

Sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluğun hukuki niteliği hakkında doktrinde bunun bir haksız fiil olduğu, sözleşmeden doğan bir sorumluluk olduğu veya kendine özgü sorumluluk olduğu yönünde başlıca 3 görüş vardır.

  1. Haksız Fiil Görüşüne göre; sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk bir haksız fiil sorumluluğudur ve tazmini TBK 49’a tabidir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Buna göre tazminatın şartları; zarar, görüşenin davranışı, uygun illiyet bağı, hukuka aykırılık ve kusurdur. Tazminat talebi 72. Maddeye göre 2 yıllık zamanaşımına tabidir ve sözleşmeden doğan sorumlulukta uygulama alanı bulan 146. Madde (Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir) burada geçerli olmaz. Eğer zarar yardımcı kişinin sorumluluğundan kaynaklanmaktaysa görüşmeci 116. Maddeye yardımcı kişinin fiillerinden sorumluluk hükümlerine göre değil 66. Maddeye göre adam çalıştıranın sorumluluğundan dolayı zarardan sorumlu olur. Çünkü burada görüşmecinin yardımcı kişiden dolayı sorumluluğu akdi sorumluluk değildir. İspat yükü de zarar gören görüşmeciye düşer.
  2. Sözleşmeden Doğan Sorumluluk Görüşüne Göre, sözleşme görüşmelerinden doğan zarardan doğan sorumluluk sözleşme sorumluluğu veya buna benzer bir sorumluluktur. Bu görüşe göre görüşmelerin başlamasıyla sözleşme benzeri bir güven ilişkisi kurulmuş olur ve aralarında bir özen ve koruma yükümlülüğü doğar. Bunun ihlali durumunda ise aynen sözleşmeden doğan sorumluluğun ihlali gibi bir sözleşme sorumluluğu ortaya çıkar. İlişkilerinin temeli güven ilişkisi olduğu için bir hukuki ilişkidir ve aralarında hukuki ilişki varsa, haksız fiilde taraflar arasında daha önceden kurulmuş bir hukuki ilişki olamayacağından haksız fiil ilişkisi olamaz. Bu görüşten hareketle tazminat talebi 146. Maddeye göre 10 yıllık zamanaşımına tabi olur, görüşenlerin yardımcılarından dolayı sorumlulukları da borçlunun yardımcıları nedeniyle sorumluluklarına göre olur ve 116. Madde uygulanır. İspat yükü bakımından ise az öncekinin aksine 49. Maddeye göre değil 112. Maddeye göre zarar verenin kusursuz olduğunu ispatlaması gerekir.
  3. Kendine Özgü Sorumluluk görüşüne göre ise; bu iki görüşü de reddedip sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluğun kendine özgü bir sorumluluk türü olduğunu savunur.
  4. Sözleşme Görüşmelerinden Doğan Sorumluluk Halleri
  5. Kanunda Düzenlenen Sözleşme Sorumluluğu Halleri

a.a) TBK 35. Maddeye göre yanılma sebebiyle sözleşmeyi iptal eden taraf, yanılma kendi kusurundan kaynaklanmışsa, sözleşmenin iptalinden doğan menfi zararı tazmin etmek zorundadır. Gerekirse hakim müspet zarardan dolayı daha fazla bir tazminata da hükmedebilir. 36 ve 37. Maddeye göre aldatma veya korkutma altında yapılan sözleşmenin iptali veya iptalinden feragat hallerinde aldatan veya korkutanın 39/II. Maddeye göre ödemek zorunda olduğu tazminat borcu da niteliği itibariyle bir sözleşme sorumluluğudur.

b.b) 44. Maddeye göre temsil olunan, temsilciye verdiği yetki belgesinin geri verilmesini istemez ve bu sırada yetkisiz temsilci iyi niyetli 3. Kişiyi, yaptığı işlemin hükümsüzlüğü yüzünden zarara uğratırsa, temsil olunan bu zarardan sorumlu olur. Bu da niteliği itibariyle bir görüşme sorumluluğudur.

c.c) Yetkisiz temsilcinin 3. Kişiyle yaptığı sözleşmeyi temsil olunanın onamaması dolayısıyla sözleşmenin hüküm ifade etmemesinden doğan zarardan sorumluluk da yine bir görüşme sorumluluğu halidir.

d.d) 27. Maddeye göre başlangıçtaki imkansızlık sözleşmenin kesin hükümsüzlüğü sonucunu doğurur. Taraflardan biri sözleşmenin kurulduğu anda söz konusu ifanın imkansızlığını biliyorsa veya bilmesi kendisinden bekleniyorsa, sözleşme batıl olsa bile bu davranışı bir sözleşme öncesi sorumluluk doğurduğundan karşı tarafın uğradığı zarardan sorumludur. Çünkü bu kişi kendi kusuruyla sözleşmenin butlanını sonucunu doğurmuştur. Ancak bilmiyorsa ve bilmesi gerekmiyorsa kusuru olmadığı için sorumluluğu da olmaz.

b) Doktrin ve Uygulamada Kabul Gören Görüşme Sorumluluğu Halleri ise görüşme sırasında kusurlu olarak yanlış bilgi verenin sorumluluğu, kişinin yapmayı asla düşünmediği bir sözleşme hakkında kötü niyetli ve aldatıcı hareketlerle diğer bir kişide sözleşme yapma ümidi uyandırmaktan dolayı sorumluluğu ve koruma yükümlülüklerinin ihlalinden doğan görüşme sorumluluğudur.

b.a) Taraflardan birinin görüşmeler sırasında yanlış bilgi vererek diğerinin zarar görmesine sebep olması görüşme sorumluluğudur. Eğer aralarında bir danışmanlık veya vekalet anlaşması varsa zaten  durum TBK 506 ve 112’ye göre çözümlenir. Ama yoksa görüşme sorumluluğu söz konusu olur. Burada zarar veren açısından kusur şartı olduğundan kast ve ihmal ayrıma gitmek gerekir. Zarar gören açısından ise bilginin doğruluğu konusunda araştırma yapıp yapmadığına bakmak gerekir. Araştırması ve sonucu öğrenmesi mümkünken yapmamışsa ortak kusur dolayısıyla hakim TBK 51 ve 52’ye göre tazminatta indirime gidebilir.

b.b) Sözleşme yapmaya niyeti olmadığı halde kötüniyetle ve aldatıcı davranışla başkasında böyle bir ümit yaratan kimse sözleşmenin yapılmamasından doğan menfi zararı tazmin etmelidir. Bu durum özellikle şekle bağlı sözleşmelerde şekle uyulmaması halinde görülür. Burada 2 durum söz konusudur. Taraflar anlaşarak şekle uymuyorlarsa sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk söz konusu olmaz. Taraflardan biri şekle uygunluğun sonradan sağlanacağını, şimdilik şekle uymadan sözleşmeyi yapmalarını taahhüt eder ve sonradan buna uymazsa işte o zaman görüşme sorumluluğu söz konusu olmaktadır.

c.c) Yine görüşmelerin başlaması ile görüşenlerden her biri veya yardımcılarının diğer görüşmeciye zarar vermemek için gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekmektedir. Bununla alakalı Alman hukukundaki ünlü olay, dükkana muşamba almak için giren müşterinin muşambalara bakarken yardımcı kişi niteliğindeki tezgahtarın kendi dikkatsizliğiyle muşambaları müşterinin üzerine düşürmesi ve beden bütünlüğüne zarar vermesi dolayısıyla dükkan sahibinin de sorumlu olduğuna dair verilen karardır.

4. Sözleşmeden Doğan Sorumlukla Sözleşme Dışı Sorumluluğun Yarışması

Zarar verici bir olay hem sözleşme sorumluluğunun hemde haksız fiil sorumluluğunun şartlarını içeriyorsa TBK 60. A göre hakim zarar gören aksini istemiş olmadıkça zarar görene en iyi giderim imkanı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vermelidir. Daha önce sözleşmeden doğan sorumluluk konusunu anlatırken sözleşmeden doğan sorumluluk ve haksız fiil sorumluluğunu zamanaşını, ispat yükü ve diğer açılardan karşılaştırmıştık ve zarar görenin sözleşmeden doğan sorumluluk hükümlerini tercih etmesinin daha yararına olduğuna kanaat getirmiştik.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.